Göz Neden Çok Çapaklanır? Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Sosyal Adalet Perspektifinden Bir İnceleme Gözlerimiz, hem fiziksel hem de kültürel anlamda insan yaşamının çok önemli bir parçasıdır. Gözdeki çapaklanma, vücudun doğal bir tepkisi olarak ortaya çıkabilse de, bu durumu yalnızca biyolojik bir olgu olarak görmek yetersiz olacaktır. Toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet gibi perspektiflerle ele alındığında, gözdeki çapaklanmanın ardında yatan derin toplumsal bağlamları fark etmek mümkündür. Bu yazıda, İstanbul’da yaşayan, toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda hassasiyet gösteren biri olarak, gözdeki çapaklanmanın sadece bir sağlık sorunu olmadığını, aynı zamanda toplumsal yapıları, sınıf farklarını, cinsiyet rollerini ve sosyal adalet meselelerini nasıl etkilediğini tartışacağım.…
Yorum BırakKategori: Makaleler
Fikredelim Ne Demek? Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Sosyal Adalet Açısından Bir Bakış İstanbul’da yaşayan, sosyal adalet için çalışan biri olarak sokakta, toplu taşımada veya kafede duyduğum kelimeler bazen düşündürücü oluyor. Özellikle son zamanlarda sıkça karşılaştığım bir ifadeyi merak ettim: “Fikredelim.” Ne demek, ne amaçla kullanılıyor, ve en önemlisi, bu kelimenin toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet açısından nasıl bir yansıması var? Bu yazıda, “fikredelim” gibi basit bir ifadenin arkasındaki toplumsal ve kültürel dinamiklere dair birkaç gözlemde bulunmak istiyorum. Her gün metroda veya tramvayda gördüğüm o farklı yaşamlar, kişisel tercihlerin ve toplumsal yapının nasıl şekillendiğini gözler önüne seriyor. Toplumda herkesin bir…
Yorum BırakEmaye Tencere Tamir Edilir Mi? Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Sosyal Adalet Açısından Bir İnceleme Bugün bir emaye tencerenin tamir edilip edilemeyeceğini tartışıyoruz ama burada sadece mutfakla ilgili teknik bir meseleden bahsetmiyoruz. Bu soruya bakarken, aslında toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet gibi önemli meseleleri sorguluyoruz. Nasıl mı? Bunu biraz açalım. Hepimiz, toplumun farklı katmanlarında, kültürel normlardan, sosyal rollere kadar birçok şeyi gözlemliyoruz. İstanbul’da, sivil toplumda çalışan bir birey olarak da farklı sınıf, cinsiyet, yaş ve kültürden birçok insanla etkileşimde bulunuyorum. Sokakta, iş yerinde, hatta toplu taşımada gördüğüm şeyler, bazen çok basit gibi görünen soruların ne kadar derin olabileceğini bana hatırlatıyor.…
Yorum BırakDünyanın 3/4’ü Su mudur? Hepimiz ilkokulda öğrendik: Dünya büyük bir su gezegenidir. Bir harita veya Dünya’nın küre şeklinde bir modelini gördüğümüzde genellikle mor, mavi ve beyaz renklerin oluşturduğu bu gezegenin suyla dolu olduğu izlenimine kapılırız. Hatta halk arasında sıkça duyduğumuz “Dünyanın 3/4’ü su” ifadesi, bu anlayışın temelini oluşturur. Ama gerçekten öyle mi? Dünyanın büyük bir kısmı su ile kaplı olsa da bu suyun tamamı, bildiğimiz okyanuslar ve denizler değil. Bu yazıda, “Dünyanın 3/4’ü su mudur?” sorusunu bilimsel bir mercekten, basit bir şekilde ele alacağız. Dünya ve Su: Gerçekten 3/4’ü Su mu? İlk bakışta kulağa çok doğru gelen bu ifade, yani…
Yorum BırakDiş İltihabı İçin Antibiyotik Kaç Gün Kullanılır? Bir tedavi süreci, ne kadar ‘dozunda’ olursa, o kadar etkili olur. — Diş iltihabı, hayatımızın belki de en can sıkıcı, en gözle görünmeyen ama bir o kadar da işkencelere dönüştürebilen sağlık sorunlarından biri. Yani, gözle görülür bir şey yok ama dişinin etrafındaki o abuk sabuk şişlik, ağrı, acı… insanı bir nebze deli edebilir. En kötüsü, ağrıdan dolayı bir dişinle bir başkasının yanına oturamamak. Bu iltihap için genellikle antibiyotik kullanımı önerilir. Ama kaç gün? Hangi antibiyotik? Ne zaman bırakmalı? İşte bu sorular bazen ciddi kafa karıştırıyor. Bazen bir gün daha fazla kullanmak, bazen bir…
Yorum BırakGiriş: Dil, Kimlik ve Toplumsal Merak Bir dilin içinde gezinirken, kelimeler sadece iletişim aracı değildir; aynı zamanda toplumsal normları, kültürel kimlikleri ve güç ilişkilerini yansıtan simgelerdir. “Çarkçıbaşı” kelimesi üzerine düşünürken, bunun sadece doğru yazımını öğrenmekten öte, toplumsal yapılar ve bireylerin birbirleriyle olan etkileşimlerini anlamamıza da aracılık edebileceğini fark ettim. Sosyoloji, bana insanların gündelik pratikleri üzerinden toplumu nasıl inşa ettiklerini gösterirken, dil ve yazım da bu yapının görünmez bir parçası hâline geliyor. Çarkçıbaşı nasıl yazılır sorusunu araştırırken, hem dilin hem de kültürün sosyal işlevlerini göz önünde bulundurmak gerekiyor. Çarkçıbaşı: Temel Kavramlar ve Tanımlar Kelimenin Doğru Yazımı “Çarkçıbaşı” kelimesi, Türkçede iki parçadan…
Yorum BırakDilek Bilekliği Ne Zaman Takılır? Bir Gelenek, Bir Hatıra Dilek bilekliği… Belki de herkesin hayatında bir yerlerde, bir dönemde karşılaştığı, bir şekilde takmayı düşündüğü ya da takmış olduğu o sembolik aksesuar. Çocukluk yıllarından itibaren hayatımıza girmiş olan bu bileklik, genellikle bir dilek tutma ritüeliyle bağlantılıdır. Ama bir şey var ki, bu bilekliği takmanın sadece kişisel bir anlamı yok. O kadar toplumsal ve kültürel bir öğe haline gelmiş ki, farklı dönemlerde, farklı yerlerde ve farklı kişiler için ne zaman takılması gerektiği konusu bile kendi başına bir hikâye haline gelmiş. Hadi gelin, biraz çocukluk hatıralarımdan, biraz da veri ve gözlemlerimden yola çıkarak,…
Yorum Bırak“Yaşayan Ölüler” Tiyatrosu: Edebiyatın Dönüştürücü Gücü Kelimenin gücü, okuyucuyu veya izleyiciyi yalnızca bilgiyle değil, aynı zamanda duygu ve düşünceyle de dönüştürebilir. Edebiyat, özellikle tiyatro aracılığıyla, insan deneyimini biçimlendirir ve toplumsal gerçekliklere ayna tutar. Haldun Taner’in “Yaşayan Ölüler” adlı tiyatro eseri, bu bağlamda, hem dönemin toplumsal ve kültürel kodlarını hem de insanın varoluşsal sancılarını anlatan bir metin olarak öne çıkar. Tiyatro, burada sadece sahnelenen bir oyun değil; semboller, karakterler ve anlatı teknikleri aracılığıyla izleyiciye içsel bir yolculuk sunan bir edebiyat formu olarak işlev görür. Dönemsel Bağlam ve “Yaşayan Ölüler”ün Konumu “Yaşayan Ölüler”, 1960’lı yılların Türkiye’sinde, toplumsal dönüşümlerin yoğun olduğu bir dönemde…
Yorum BırakKelimelerin Gücü ve Anlatıların Dönüştürücü Etkisi Edebiyat, yalnızca bir yazı türü değil; insan deneyimini biçimlendiren, duyguları açığa çıkaran ve toplumsal bilinçleri dönüştüren bir aynadır. “TTB yüzde kaç arttı?” sorusunu bir ekonomik veri olarak görmek mümkün olsa da, edebiyat perspektifinden ele almak, bu artışı yalnızca rakamlar üzerinden değil, insan deneyimi, anlatı ve sembolizm çerçevesinde okumamıza olanak tanır. Kelimelerin gücü, finansal göstergeleri bile bir hikayeye dönüştürebilir, anlam katabilir ve okurun duygusal tepkisini harekete geçirebilir. Ekonomi ve Edebiyat: Metinler Arası Bir Diyalog Edebiyat kuramları, metinlerin yalnızca kendi iç yapılarıyla değil, diğer metinler ve kültürel bağlamlarla olan ilişkisi üzerinden anlam kazandığını öne sürer. Roland…
Yorum BırakCilt Mantarı Bulaşıcı Mı? Küresel ve Yerel Perspektiften İnceleme Merhaba! Geçenlerde bir arkadaşım cilt mantarıyla ilgili bir soruyla geldi, ve ben de hemen bu konuda biraz daha derinleşmeye karar verdim. Cilt mantarının bulaşıcı olup olmadığını öğrenmek istiyordu. Bu konu aslında sadece Türkiye’de değil, tüm dünyada sıkça karşılaşılan bir sağlık sorunu. Gelin, hep birlikte cilt mantarının bulaşıcı olup olmadığına bir göz atalım, hem küresel hem de yerel açıdan. Cilt Mantarı Nedir ve Nasıl Bulaşır? Cilt mantarı, genellikle dermatofitler adı verilen mantar türlerinin neden olduğu bir enfeksiyondur. Bu mantarlar, cilt, saç ve tırnaklarda enfeksiyon oluşturur ve en çok nemli, sıcak ortamlarda gelişirler.…
Yorum Bırak