İçeriğe geç

İşaret dili yasağı ne zaman kalktı ?

İşaret Dili Yasağı Ne Zaman Kalktı? Toplumsal Güç İlişkileri ve Siyasal Dinamikler

Güç ilişkileri, toplumların düzenini ve bireylerin günlük yaşamını şekillendiren dinamiklerdir. Bir siyaset bilimcisi olarak, toplumları anlamada bu ilişkileri sorgulamak, iktidarın nasıl yapılandığını ve hangi grupların bu yapılar içinde seslerini duyurabildiklerini incelemek kritik bir öneme sahiptir. İşaret dili yasağının kalkması, yalnızca bir dilin serbest bırakılması meselesi değil, aynı zamanda toplumsal eşitsizliklerin ve iktidar yapıların ne ölçüde dönüştüğünü gösteren önemli bir dönüm noktasıdır. İşaret dili yasağının kalkması, güç ilişkilerinin, kurumların, ideolojilerin ve vatandaşlık haklarının kesişim noktasında önemli bir siyasal meseledir. Bu yazıda, işaret dili yasağının tarihsel arka planını ve toplumsal yapıyı nasıl dönüştürdüğünü siyasal bir perspektiften inceleyeceğiz.

İktidar, Kurumlar ve Dil Yasakları

Dil, yalnızca iletişim aracı değil, aynı zamanda iktidarın egemenliğini sürdürebilmek için kullandığı en güçlü araçlardan biridir. İktidar, bir toplumu yönetme gücünü elinde bulunduranların, dil aracılığıyla toplumsal düzeni şekillendirdiği bir süreçtir. Bu bağlamda, işaret dili yasağı, sadece işitme engelli bireylerin dilini yasaklamakla kalmaz, aynı zamanda onların toplumda eşit bir yer edinmelerini engellemeye yönelik bir politikadır. Türkiye’deki işaret dili yasağının kalkması, uzun yıllar süren bu baskının son bulması anlamına gelir ve bu değişim, iktidarın ve güç ilişkilerinin dönüşümünü simgeler.

İşaret dili yasağının kalkması, sadece bir dil meselesi değil, aynı zamanda kurumların ve devletin işitme engelli bireylere bakış açısının değişmesiyle ilgilidir. Devlet, kurumlar aracılığıyla vatandaşlarını belirli normlara uymaya zorlar. İşaret dili yasağı, devletin bu bireyleri, toplumun ‘normal’ kabul ettiği sesli iletişim biçimlerine uymaya zorladığı bir örnektir. Yasağın kalkması ise, bu bireylerin sadece dilsel haklarını değil, aynı zamanda toplumsal haklarını da kazandıklarını ve devletin onları daha eşitlikçi bir şekilde görmek zorunda olduğunu gösterir.

İdeoloji ve Dil Yasağı: Güçlülerin Toplum Üzerindeki Etkisi

Bir ideoloji, sadece bireylerin düşüncelerini şekillendirmez, aynı zamanda toplumun yapısal düzenini de etkiler. İşaret dili yasağı, bir ideolojik bakış açısının ürünüdür. İdeoloji, egemen sınıfların çıkarlarını koruma ve onların toplumsal düzeni sürdürme biçimlerinden biridir. Bu bağlamda, işaret dili yasağının devam etmesi, egemen ideolojinin işitme engelli bireyleri dışlayan, onlara vatandaşlık hakları tanımayan bir yapıyı pekiştirdiği bir dönemi simgeliyor. Yasağın kalkması, bu egemen ideolojinin çözüldüğünün, daha kapsayıcı bir anlayışın toplumsal düzene hâkim olmaya başladığının bir göstergesidir.

İktidarın bu ideolojik yaklaşımını, toplumun en alt sınıflarına uyguladığı baskılarla daha iyi anlayabiliriz. Bu baskıların en belirgin örneklerinden biri de dil yoluyla yapılan ayrımcılıktır. İşaret dilinin yasaklanması, işitme engelli bireylerin toplumsal alanda etkili bir şekilde var olmasını engelleyen bir strateji olmuştur. İktidar, dilin kontrolü aracılığıyla toplumu yönlendirme gücünü elinde tutar. Ancak işaret dili yasağının kalkması, bu stratejinin başarısız olduğunu ve yeni bir toplumsal düzenin işaretlerini verdiğini göstermektedir.

Vatandaşlık ve Toplumsal Etkileşim: Kadınlar ve Erkekler Arasındaki Farklı Bakış Açıları

Toplumda cinsiyet rolleri, bireylerin dünyayı nasıl algıladığını ve toplumsal olaylara nasıl tepki verdiklerini belirleyen önemli bir faktördür. Erkekler genellikle stratejik ve güç odaklı bakış açılarına sahipken, kadınlar daha çok demokratik katılım ve toplumsal etkileşim odaklıdır. Bu bakış açıları, işaret dili yasağının kalkmasının toplumsal etkilerini anlamada da önemlidir.

Erkeklerin güç odaklı bakış açıları, genellikle toplumsal normları ve yasaları sorgulamaktan çok, bunları koruma eğilimindedir. Onlar için işaret dili yasağının kalkması, sadece bir dil meselesi değil, aynı zamanda toplumsal hiyerarşinin yeniden şekillendiği bir sürecin başlangıcıdır. Erkekler için bu durum, güç ilişkilerinin değişmesi anlamına gelir. Yasağın kalkması, işitme engelli bireylerin toplumsal yapıya katılımını sağlamış ve bu da iktidar ve gücün yeniden dağıtılmasına neden olmuştur.

Kadınlar ise, demokratik katılım ve toplumsal etkileşim odaklı bakış açılarıyla, dil engellerini aşmak için daha çok toplumsal etkileşimi artırmayı hedeflerler. İşaret dilinin yasaklanması, toplumsal eşitsizliği pekiştiren bir engel olarak kadınlar için daha belirgin bir sorun teşkil etmiştir. Yasağın kalkması ise, toplumun en marjinalleşmiş gruplarına daha fazla katılım şansı sunarak, kadınların eşitlik mücadelesini güçlendiren bir adım olmuştur.

Sonuç: Yasağın Kalkması ve Toplumsal Değişim

İşaret dili yasağının kalkması, sadece dilsel bir değişim değil, aynı zamanda toplumsal yapının ve güç ilişkilerinin dönüşümü anlamına gelir. Bu değişim, iktidarın, kurumların ve ideolojilerin etkisini sorgulayan bir toplumsal hareketin sonucudur. Peki, sizce bu tür yasaklar, yalnızca dilsel engelleri mi yok sayar, yoksa daha derin toplumsal eşitsizlikleri mi pekiştirir? Toplumsal eşitlik adına atılan bu adım, tüm gruplar için ne gibi fırsatlar yaratır? Bu soruları tartışarak, işaret dilinin toplumsal yapıya etkisini daha iyi kavrayabiliriz.

8 Yorum

  1. Nihat Nihat

    2005 ‘de TBMM’de kabul edilen ve Resmî Gazete’de yayımlanan 5378 sayılı Engelliler Hakkındaki Kanun’un 15. Maddesine eklenen “İşitme özürlülerin eğitim ve iletişimlerinin sağlanması amacıyla Türk Dil Kurumu Başkanlığı tarafından Türk İşaret Dili sistemi oluşturulur.” ifadesi ile TİD resmen tanınmıştır. 1958 yılına gelindiğinde Türkiye’de İstanbul, Ankara, İzmir ve Diyarbakır’da Sağırlar okulları açılmıştır.

    • admin admin

      Nihat!

      Fikirleriniz yazıya samimiyet kattı.

  2. Sadık Sadık

    Türk İşaret Dili ya da TİD, Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’indeki işitme engelliler tarafından kullanılan dildir. Diğer işaret dilleri gibi Türk İşaret Dili de Türkçenin gramer yapısından farklı olarak kendine özgü bir gramer yapısına sahiptir. kullanıcılarının anket doldurarak paylaştığı maaş verilerine göre, İşaret Dili Tercümanı maaşı aylık ortalama 86.300 TL seviyesindedir. Paylaşılan en düşük İşaret Dili Tercümanı maaşı 69.000 TL iken, en yüksek ise 102.900 TL’dir.

    • admin admin

      Sadık!

      Yorumlarınız yazıya canlılık kattı.

  3. Volkan Volkan

    DÜNYADA İŞARET DİLİ TARİHÇESİ Fransa’da 1770’li yıllarda işitme engellilerin kullandığı el hareketleri, grameri olan bir dil olarak kabul edilmiş ve okullarda öğretilmeye başlanmıştır. Dilsizler Mektebi adlı ilk işitme okulu, 1889’da II. Abdülhamit’in saltanatı ve Yusuf Kamil Paşa’nın sadrazamlığı sırasında Maarif Nazırı Münif Paşa tarafından Sultanahmet’te açılmıştı. Okulun ilk binası bugün Marmara Üniversitesi rektörlüğü olarak kullanılan yapıdır.

    • admin admin

      Volkan!

      Yorumunuz farklı geldi, yine de teşekkür ederim.

  4. Şirin Şirin

    1958 yılına gelindiğinde Türkiye’de İstanbul, Ankara, İzmir ve Diyarbakır’da Sağırlar okulları açılmıştır. Ancak 1953 yılında Sağırlar okullarında işaret dili yasaklanmış, eğitimde “sözel yöntem” politikası kabul edilmiştir. 🤟🏻 emojisi, sağ elin başparmağı, işaret parmağı ve serçe parmağı açık, orta ve yüzük parmakları avuç içine katlanmış şekilde tasvir edilir. Bu jest, Amerikan İşaret Dili’ndeki ‘I’, ‘L’, ‘Y’ harflerinin birleşiminden oluşur ve ‘ Seni Seviyorum ‘ anlamına gelir 💗.

    • admin admin

      Şirin! Katılmadığım yerler oldu fakat görüşleriniz değerli, teşekkür ederim.

Sadık için bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
ilbet mobil girişbonus veren bahis sitelerivdcasino bahis sitesibetexper.xyzbetci güncel girişhttps://betci.bet/betci.cobetci.co